Hidromek: 30 yılda 5 kıtaya ihracat
/ Basın Odası / Basında Hidromek / 2009 / Hidromek: 30 yılda 5 kıtaya ihracat
29 Nisan 2009
Referans Gazetesi
Yazar: Enis Tayman

Yıl 2005.. Dönemin Sanayi Bakanı Ali Coşkun ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tunus gezisinde.. Konvoy hızla ilerlerken Bakan Coşkun, parmağıyla göstererek "İşte, işte" diye bağırır. Erdoğan heyecanlanır, "Ne, nerede" diye çevresine bakınır. "Hidromek" der Ali Coşkun, "Bizim Ankaralı Hidromek." Coşkun'un gösterdiği yerde, sınıfında beko-loder olarak anılan bir iş makinesi durmaktadır. Makinenin üzerinde "Hidromek" yazıyordur...



Bakan Coşkun'u heyecanlandıran Hidromek'in hikâyesi 32 yıl önce başlıyor. Hikâyenin baş kahramanı ise Hasan Basri Bozkurt.

Erzurumlu makine mühendisi Hasan Basri Özkurt'un 32 yıl önce 150 metrekarelik bir atölyede kurduğu Hidromek, bugün 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yapan ve İSO 500 listesinde 176. sırada yer alan bir sanayi devi. 1978 yılında traktörden bozma yükleyici kazıcıyı 3 ayda üretebilen Hidromek'in, bugün montaj hattından 40 dakikada bir makine çıkıyor. Halen biri İzmir'de, üçü Ankara'da olmak üzere toplam 4 tesiste, 180 bin metrekarelik alanda üretim yapan şirket, 2003-2007 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 43 büyüme hızı yakaladı.

Ürettiği iş makineleriyle dünyada adından söz ettiren Hidromek, 2008'de makine sanayii alanında "Hızlı Balık Ödülü"nü almaya hak kazandı. Hidromek Hidrolik ve Mekanik Makine'nin Genel Müdürü Hasan Basri Bozkurt, "Başarımızın arkasında müşteri odaklı olmak yatıyor. Ar-Ge'ye önem vermemiz, üniversitelerle işbirliğine gitmemiz ve çalışanlarımızın refahı için gösterdiğimiz gayret başarımızın temelini oluşturuyor" diyor.

'Yapılmaz' denileni yaptı

Aslen Erzincan Kemaliyeli olan Hasan Basri Bozkurt, 1965 yılında meslek lisesinden mezun olur ve Karayolları Genel Müdürlüğü'ne işçi olarak girer. Ardından üniversiteye kayıt yaptırır ve 1971'de makine mühendisi olarak mezun olur. 1978'de kurumdan ayrıldığında hem yüksek mühendistir hem de kurumda efsane olarak anılan bir isim... Çünkü, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Türkiye'ye uygulanan ambargo yüzünden işlemez hale gelen pek çok karayolu iş makinesine yeniden hayat verir. Hem de "Yapamazsın, bu olmaz" itirazları arasında. Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde makine şefi olan Bozkurt, hidrolik kollar dahil, "Türkiye'de yapılmaz" denilen pek çok araç-gereci üretmeyi başarır. Sonra kendi kanatlarıyla uçmaya karar verir ve 3 ortağıyla birlikte 1 Mayıs 1978'de Hidromek'i kurar.

Mayıs ayında 32. yaşını kutlamaya hazırlanan Hidromek'i daha iyi tanımak için ise 1978'in sıcak bir ağustos gecesine dönmek gerekiyor.

Genç yüksek makine mühendisi Hasan Basri ve 3 ortağından biri, o gece Ankara Siteler'deki 150 metrekarelik atölyelerinde kir-pas ve yağ içinde bir traktörün üzerine eğilmiş çalışmaktadır. Hedefleri, Universal marka bu traktörün önüne kepçe takarak bu aracı bir iş makinesine dönüştürmektir. Üstelik bu ilk siparişleridir ve Bursa'daki müşteri de artık sıkılmaya başlamıştır. Çünkü bu traktörü bir iş makinesine dönüştürmek için yaklaşık 3 aydır çalışılmaktadır. Bozkurt, son kontrollerini yaptığından emin olarak işte bu traktörün sürücü koltuğuna oturur ve kontağı çalıştırır. Sonra kepçeyi harekete geçirecek mekanizmaya uzanır ve yorgun bedeni canlanır. Çünkü 3 aylık uğraşın sonunda traktörden bozma iş makinesi çalışmıştır. Bu, aynı zamanda Hidromek'in ürettiği ilk iş makinesidir.

Pazarlamayı öğrendik, büyüme hızlandı

Hidromek, elde ettiği ilk başarı heyecanıyla büyüme yolunda adımlarını hızlandırır, makineler geliştirilir. Ta ki 1994 yılına kadar. Bozkurt, 1994 yılında Fransız bir firmanın yetkilisi ile yaptığı görüşmede daha önce göz ardı ettiği bir şeyin farkına varır: Pazarlama...

Bozkurt, o dönemi şöyle anlatıyor: "1994'e kadar pazarlamanın önemini bilmiyorduk. Bir telefon bir de satış görevlimiz vardı. Müşteri arar, siparişi yazdırırdı. O dönem know-how üzerine işbirliği yaptığımız bir Fransız firmanın yetkilisi ile tanıştık. Ben projelerimi övünerek anlatırken yeni inşa ettiğimiz yönetim binasını göstererek, 'Burayı mühendislerle dolduracağım' dedim. Adamsa bana bakıp 'Ben olsam orayı pazarlamacılarla doldururum' dedi. Onun sözünü dinledik. Hemen satış teşkilatı kurduk. Satışın yanında servis ağını yani satış sonrası hizmeti de monte ettik. Ve hızla büyümeye başladık." Bu adım, Hidromek'e 1999 yılında ihracatın da kapılarını açar ve ilk ürün Tunus'a gönderilir.

5 kıtada 50 ülkeye ihracat

Aradan geçen 10 yılda Hidromek, hem ihracatta hem de büyümede büyük bir yol kat eder. Bugün, 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yapan bir firma haline gelen Hidromek, 2003-2007 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 43 büyüme hızı yakalar. Üretim ise biri İzmir'de, üçü Ankara'da olmak üzere toplam 180 bin metrekarelik büyüklüğe sahip 4 fabrikada yapılıyor. 1978 yılında 3 ayda üretilen traktörden bozma yükleyici kazıcı ise artık 40 dakikada montaj hattından çıkabiliyor. HMK80 adlı ilk kazıcı yükleyici iş makinesini 1989'da üreten, 1999'da da ilk ihracatını yapan Hidromek'in ürün gamında artık çeşitli tonajda kazıcı yükleyici iş makineleri ile ekskavatörler bulunuyor. Şirket, Türkiye'de 12 bölge müdürlüğü, 60 yetkili servis, İspanya'da Hidromek Maquinaria De Construccion Espana S.L. adıyla Avrupa üssüne ve 27 bayiye sahip.

Tüm makinelerin kendi mühendislerince tasarlandığı Hidromek'te, Ar-Ge'ye de büyük önem veriliyor. 2003'te ekskavatör montaj hattı modeli ile TÜBİTAK'tan teşvik alan ilk firma olan Hidromek'te, deneme-yanılma metodu kullanılmıyor. Bilgisayar simülasyonları yardımıyla doğru tasarımı araştıran Hidromek, analiz teknolojilerinde de ileri bir görüntü çiziyor.

Hasan Basri Bozkurt, Hidromek'in başarısının sırrını şöyle açıklıyor: "Özsermaye ile büyüme. Sadece kendi sektörüne odaklı çalışma. Krizde bile yatırıma ara vermemek."

Urfalı çoban Ferhat'ın elinden
tuttu, birlikte makine tasarlıyorlar


Hidromek Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Basri Bozkurt, Türkiye'deki en büyük açığın eğitim olduğunu düşünüyor. Gençlere mesleki eğitim verilmesi gerektiğini vurguluyan Bozkurt, bunun için daha çok meslek kurslarının açılması, meslek liselerinin geliştirilmesi, meslek yüksekokullarının işlevsel hale getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bozkurt'a göre, bu noktada yalnızca devlete değil tüm iş dünyasına da sorumluluk düşüyor. "Firmalar da nitelikli personel edinmek için elini taşın altına koymalı" diyen Bozkurt, Ankara Sanayi Odası ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın işbirliğinde, sanayinin ihtiyacı olan kalifiye işgücü yetiştirmek amacıyla oluşturulan "Okul Sanayi Eğitim Programları"na (OSEP) çok güvendiğini söylüyor. Bu kapsamda Hidromek olarak 44 öğrencinin masraflarını üstlendiklerini belirten Bozkurt, "Biz iyi örnek olmak istiyoruz. Çünkü biz başarır ve iyi bir örnek teşkil edebilirsek, bunun Türkiye'ye yayılması mümkün olabilir" diyor.

İş makinesinin maketini yaptı

Bozkurt'un destek verdiği gençlerden biri de Urfalı Ferhat. Türkiye Ferhat'ı, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir çoban, enjektör ve serum hortumlarıyla hazırladığı ve su basıncıyla çalışabilen ekskavatör (iş makinesi) maketi yaptı" cümlesiyle tanımıştı. 16 yaşındaki Ferhat, imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine ara vermek zorunda kalır. Ancak, iş makinelerine hayranlık derecesinde ilgi duyar. Ağabeyiyle birlikte enjektör, serum, şişe kapağı gibi araç-gereçten faydalanarak fotoğraflarından gördüğü, arazide gözlediği iş makinelerinden birinin su basıncıyla çalışabilen maketini yapar. Bu arada Siverek'te hazır beton üreten bir firmanın iş makinelerine yakın olabilmek için 3 ay boyunca koyunlarını o bölgede otlatan Ferhat, sonunda iş makinelerinde yağcı olarak çalışan bir gençle arkadaşlık kurar ve bu aletleri ilk kez yakından inceleme fırsatı bulur. O genç de büyük kente gitmek ister ve Ferhat'a, "yerime geçersen seni tavsiye ederim" der. Ferhat, teklifi ikiletmez ve yağcı olarak işe başlar. Bir süre sonra çalışanlar, firmanın sahibi Celalettin Kalender'e Ferhat'ın yaptığı maketi anlatınca, Kalender, görmek ister ve ardından gazetecilere haber verir. Böylece Ferhat, Türkiye'nin gündemine gelir.

Haberi gazeteden öğrenen Hasan Basri Bozkurt, hemen Adana bölge müdürlüğüne Ferhat'ın bulunması için talimat verir. Bugün Ferhat, Ankara'da kalacak yer masrafları da ödenmek kaydıyla Bozkurt tarafından okutuluyor. Makine mühendisi olmak istiyor ve "Sen de böyle büyük makineler imal edecek misin" sorumuza, "Onu yapacağız zaten. Ama başka şeyler de yapacağım ben" diyerek cevap veriyor. Hasan Basri Bozkurt ise "Ferhat'ı gazetede okuduk, bulduk. Ama kim bilir kaç Ferhat heba oldu, oluyor. Bunun önüne geçilmesi gerek. Bu çocukları eğitmek gerek" diye konuşuyor.

NASIL HIZLI BALIK OLDU?
  • Üretimini sektörün ihtiyacına göre şekillendirdi.
  • Ar-Ge ile sürekli yeni ve farklı ürünler geliştirdi.
  • Özsermaye ile büyüdü.
  • Krizlerde bile yatırımı kesmedi.
  • Sadece kendi sektörüne odaklandı.
  • Pazarlamanın önemini hiç aklından çıkarmadı.
  • Nitelikli personel yetiştirmeye önem verdi.



Sektörde kıran kırana
bir rekabet yaşanıyor


Türkiye'nin GSMH'sine önemli bir katma değer sağlayan makine ve teçhizat sektörü, yıllık 9.7 milyar doların üzerinde bir ihracata imza atıyor. Sektör yılda 17 milyar dolarlık da ithalat gerçekleştiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun işyeri sayımına göre sektörde 11 binin üzerinde firma faaliyet gösteriyor. Kapasite kullanım oranı ise pazardaki paralel gelişmelere göre ortalama yüzde 70-85 arasında değişiyor. En fazla ihracat AB ülkelerine ve Ortadoğu'ya yapılıyor. Hızla artan oyuncu sayısına bağlı olarak sektörde büyük bir rekabet yaşanıyor. Ağırlıklı olarak fiyat cephesinde yaşanan rekabet sektörün en büyük sorunlarından biri.

http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=121804&KTG_KOD=31